Eşit ve Adil Katılım için: Dört Mevsim Yaşam Boyu Oyun ve Öğrenme Derneği
Dört Mevsim Yaşam Boyu Oyun ve Öğrenme Derneği'nin kuruluş hikayesini dinlemek isteriz. Nasıl bir motivasyonla kuruldunuz? Derneğin ismi nereden geliyor?
Karar verme mekanizmalarına katılmak hâlâ oy vermekle sınırlı.Nasıl bir boşluğu dolduracaksınız? İşbirliğine açık mısınız? Aslında STK - STK, Kamu - STK ilişkisine bakış açınızı ya gerekçeleriyle konuşmak istiyorum. Daha önce de belirttiğimiz gibi önceliğimiz katılım, sürdürülebilir bir yaşam konularına odaklanmak. Bu konuları oyunlaştırarak öğrenmeyi ve yaygınlaştırmak amacımız. Örneğin katılım mevzusu, sivil alanda, akademide çok anlaşılır olabilir. Ancak bu berraklığın toplumda ne yazık ki bir yansıması yok. Birçok kişi için “karar verme mekanizmalarına katılmak” hâlâ oy vermekle sınırlı. Katılım için ne yazık ki yeterli mekanizmalarımız yok. En yaygın yerel mekanizma kent konseyleri olsa da hâlâ yaygın bir katılım aracı sayılmaz. Mahallemizde, ilçemizde nerede bir belediye anaokulu yapılacağına, nerede bir çay bahçesi yapılacağına, kaldırım boylarına, parklarda, sahil boyunda hangi ağaçların dikileceğine biz karar ver(e)miyoruz.
Katılımının ne anlama geldiğini; hem şehir sakinleri için hem de yerel yönetimler için deneyimleyerek, öğrenilen oyun araçları üreterek daha anlaşılır yapabiliriz.Oyunlaştırmak bizim için konuları anlaşılır ve eğlenceli hale getirmek. Bu sebeple biz oyun ve öğrenmenin birbiriyle çok bağlantılı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü; deneyimlediğin, sevdiğin, inandığın şeyi öğrenirsin. Sürdürülebilir yaşam ve katılım çalışan birçok yerel, ulusal, uluslararası STK/kurum/ kuruluş var. Biz dayanışma temelli bir toplum hayali kuruyoruz. Çalıştığımız tüm konular toplum merkezli, bu sebeple ilgili olan tüm paydaşlarla aynı oyunu oynamaya hazırız. Dernek İzmir'de kuruldu, lokal bir çalışma mı olacak yoksa ulusal ya da uluslararası bir programınız olacak mı? Dernek merkezi İzmir’de. Önceliğimiz İzmir’de çalışmalarımızı sürdürmek. Bu iki sebepten kaynaklanıyor: birincisi yaşadığımız kenti daha iyi bir yer yapmak için sorumluluk hissediyoruz. İzmir hızla kentleşmeye ve göç almaya devam ediyor. Kentleşme bir taraftan sahip olduğumuz sayılı yeşil alanları hızla betonlaştırırken, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşama hakkımızı tehdit ediyor. Artan göçler ise derin yoksulluk gibi bir gerçeği daha da görünür hale getiriyor. Dayanışma temelli bir toplum hayali kuruyoruz. Ayrıca İzmir’in daha fazla çocuk dostu, genç dostu, kadın dostu, canlı dostu olmasını arzu ediyoruz. Hepimizin sesi duyulsun, ihtiyaçlarımız yaşadığımız şehirde gözetilsin istiyoruz. İkinci olarak kaynak kısıtlılığı, derneğimiz yeni kuruldu, henüz maaşlı bir çalışanımız yok. Tüm çalışmalarımızı gönüllülük bazında ilerletiyoruz. Hedeflerimizi başlangıç için ulaşılabilir tutmak istiyoruz. Bu sebeple ulusal ve uluslararası çalışmalar, ağlara katılım ve işbirlikleri ilerideki dönemlerimizde mümkün olacaktır. Pandemide kurulmuş olmanız çalışmalarınızı etkileyecek mi? Bu koşullarda projelerinizi nasıl revize edeceksiniz? Pandemi koşulları elbette etkiliyor, etkileyecek. Teknik bir konu olan genel kurul yapamamaktan tutun da gönüllülerimizle, üyelerimizle yüz yüze toplanamamak, kamuya açık etkinlikler yapamamak gibi etkileri oldu bizim için de. Sabit giderlerimizi karşılamak için de üyelerimizden destek alıyoruz. Bu dönemi kavramsal olarak güçlenmeye, fikirlerimizi somutlaştırmaya adadık. Hayata geçirmek istediğimiz projelerimiz için benzer işler yapan kişi ve kurumlarla görüşüyor, fikir alışverişi yapıyor ya da işbirliği yapmak üzere ağımızı genişletiyoruz. Neden Oyun? Oyunun yaşamımızda ya da öğrenme ortamlarına ne gibi etkileri var? Siz neler gözlemlediniz? Çünkü oyun eğlencedir. Çünkü; oyun bize eşit koşullarda, birlikte, eğlenerek, keyif alarak bir topluluğun parçası olma fırsatı verir. Öğrenmeyi oyunlaştırmak da öğrenmeyi zevkli ve eğlenceli hale getirir. Oyun oynarken öğrendiğimiz tekerlemeler, oyunun kuralları, orada yaşadığımız yaşam pratikleri, deneyimler, diyaloglar, oyun sırasında hissettiklerimiz (kazanma, kaybetme, işbirliği, hırs, hayal kırıklığı, sevinç...) yaşımız kaç olursa olsun unutmadığımız, unutamadığımız şeyler. Aynı zamanda oyun bize çok şey öğretir. Öğrenmeyi oyunlaştırmak, öğrenmeyle kurduğumuz ilişkiyi yumuşatır ve dostane kılar. Çünkü oyunun farklılıkların çoğaldığı, dönüştüğü, etkileşime geçtiği şahane bir deneyimdir. Geleneksel öğrenme yöntemleri ile oyun ile öğrenme arasında ne gibi farklılıklar var? Geleneksel öğrenme yöntemi deyince aklımıza sınıf düzeninde, okullarda halen uygulanmakta olan sistem geliyor. Öğretmenin merkezde olduğu, bilginin tek kişide olduğu inancı. Oysa bilgi artık çok erişebilir. Bugün bilgi tek başına bir anlam ifade etmiyor. O bilgiyle merak duygumuzu ve yaratıcılığımızı nasıl harmanladığımız önemli. Önce bir şeyi merak etmeye başlarsın. Sorular sorar, merak ettiğin şeyle ilgili daha fazla şey öğrenme ihtiyacı hissedersin. Bu sebeple merak ve öğrenmek birbirleriyle yakından bağlantılı. İnsan merak ettiği şeye ilgi duyar ve öğrenir. Okullarda da bilgiyi kullanılabilir hale getirmezsen ezberden ileri gidemeyiz. Oyunla herkesin kendi potansiyellerini keşfetmesini, yaratıcılık, merak ve üretkenliklerinin açığa çıkmasını, duygu dağarcıklarının gelişmesini, bireysel ilgi ve ihtiyaçları ile bağ kurabilmelerine alan açmayı, sosyal, bilişsel, duygusal, dilsel ve ruhsal gelişimlerini desteklemeyi planlıyoruz. Biraz girişimcilik meselesini konuşalım, nasıl bir girişimcilik tahayyülünüz var? ‘Oyun sadece çocukların kullanabileceği bir araçtır’ anlayışını genişletmek istiyoruz. Oyunlar herkes için tasarlanabilir. Araştırmalar hep şunu söylüyor, yaratıcı düşünme pratiği en çok anaokulu yaş grubundaki çocuklarda yüksek. Neden gençlikte ve yetişkinlikte bu alışkanlığımızı sürdürmeyelim? Yaşam boyu anaokulu kurgulamak o kadar da zor olmamalı. Öğrenme ile aramıza mesafe koymadan, basit, eğlenceli araçlar geliştirebiliriz. Oyunlar hem öğrenmeyi kolaylaştırabilir, hem de bir arada yaşama pratiğini geliştirmede önemli bir araç olabilir. Bu sebeple kendimize oyun ve öğrenme girişimcileri diyoruz. Çünkü; yaratıcılıktan yanayız. Meraklıyız. Öğrenmeye açız. Hayal gücümüzü özgürce kullanabileceğimiz güvenli alanlara ihtiyaç duyuyoruz. Yaratıcı işler tasarlamayı ve alternatif çözümler üretmek için hevesliyiz. Bilgi ve deneyimin karşılıklı paylaşılmasıyla, işbirliği içinde yeni öğrenme alanları tasarlamayı hayal ediyoruz. Gelecek planlarınız nelerdir? Topluluk olmak bize yeniden umut verdi. Değişebileceğimizi, dönüştürebileceğimize inandık. Bir arada yaşamak istiyoruz, dayanışarak. Eşit ve adil katılımı önce kendimizden başlayarak içselleştirmek, sürdürülebilir yaşam pratiklerini uygulamak istiyoruz.
Bizi Takip Edin